31.10.2007

Güzfest

Gitmek istediğim filmleri çoktan seçtim ama biraz geç kaldım aslında :) Festivalin yarısı gitti yarısı kaldı. Belki blogumda yer verirsem unutmam, haftasonu vakit ayırır giderim diye düşündüm. Ankara için güzel bir haber Güzfest. Ne mutlu bana ki web sayfasından filmler hakkında detaylı bilgilere ve festival programına ulaşabiliyoruz.

Güzfest

30.10.2007

BCBGirls 2007 Sonbahar

BCBGirls seviyorum aslında ama bu sonbahar koleksiyonuna bayıldığımı söyleyemem. Fakat boğazlı siyah rugan ayakkabılarında gözüm kaldı. Asıl yayınlamama neden olan, eşarpları bağlamaları şekilleri. Kocaman çengelli iğneye bayıldım!! Ve de yaşasın siyah opak çoraplar! :))

BCBGirls 2007 Sonbahar

Starbucks House Blend

Yok, Breakfast Blend'den vazgeçmedim. Sadece, son haftalarda favori filtre kahve çekirdeğimiz Starbucks House Blend oldu. Evde kahve çekirdekleri taze taze çekip kokusunu duymak gibisi yok! Bu arada sade filtre kahveyi tercih eden biri olarak, Starbucks'tan kahve içmeyi sevenlere Starbucks kalori cetveline bir göz atmalarını öneririm;

La Science des rêves

Başrollerindeki Gael García Bernal ve Charlotte Gainsbourg'u izlemek bile yeterdi. Ama film bu iki güzel insandan çok çok daha fazlasını sunuyor. Science of Sleep filmini izlerken her sahnede mantık aramaya gerek yoktur. Kanepeye uzanır battaniyeyi çekersiniz. Gülersiniz, şaşırırsınız. Sonunda kendinizi hem gülümser hem şaşkın halde bulursunuz. Bir yandan film boyunca konuşulan dilleri saymaya çalışır, bir yandan yazan ve yöneten güzel insan Michel Gondry ile aynı gezegende yaşıyor olmaktan dolayı mutluluk duyarsınız;

La Science des rêves

28.10.2007

Resim ve Ressamlar

Resim ile ilgilenen, genel bilgi edinmek isteyenler için eğlenceli bir kitap önerim var. Tübitak Popüler Bilim Kitapları, Resimli Cep Kitapları Dizisi'nden Resim ve Ressamlar kitabı. Bu cep kitabı sayesinde resim tarihi, akımlar, ressamlar ve resim teknikleri hakkında genel bilgi edinebilirsiniz. Konulara ait görsellerin yanında, Tony Ross'un karikatürlerine de yer verilmiş. Bu sayede kitap daha keyifli hale getirilmiş. Kitabın fiyatı 4 Ytl.

Resim ve Ressamlar

Can Göknil - Gölgem Renkli mi?

Can Göknil'i çok sevdiğimden daha önce de bahsetmiştim. Can Yayınları'ndan Ekim 2007'de çıkan yeni kitabı Gölgem Renkli mi? 'yi görür görmez aldım. Zevkle okuyorum. Kitabın arka kapağındaki metni aynen iletiyorum;

Can Göknil - Gölgem Renkli mi?"Usta ressam Can Göknil, resimlerini kendi düşünce birikiminden, okuma çabalarından çıkarıyor. Ressamlığının yanında çocuk kitapları yazarı olarak da büyük beğeni toplayan Göknil'in bu kitabı ise bir tür araştırma. Gölgem Renkli mi?, bir yanıyla Can Göknil resimlerinin ortaya çıkış serüvenine tanıklık ediyor. Sergilere hazırlanırken alınan notlar, bu notlara eklenen yorumlar, onun resim çabasının ulaştığı boyutları koyuyor ortaya.

Ancak bu kitap, okuruna yazınsal tatlar veren bu notlardan, günlük metinlerden oluşmuyor yalnızca. Göknil bir yandan da kültürümüzün derin köklerine uzanarak efsanelerin, kadim inançların, büyülerin, şamanizmin ve halk kültürünün çağdaş sanata nasıl yansıdığını, bu iki alanın birbirini nasıl etkilediğini, etkileyebileceğini araştıran yapıt üretmiş. Zengin kültürümüzün tadına varmak isteyenler, resim öğrencileri, çağdaş sanat meraklıları ve elbette edebiyatseverler için yaşam dizimizden keyifli bir kitap daha."

25.10.2007

Ormansızlaşma

Ormansızlaşma DilekceAtlas Dergisi'nden aynen aktarıyorum;

Atlas dergisinin 2003 yılında başlattığı "Ormansızlaşma" imza kampanyasına 48 bin kişi destek vermişti.

Tepkiler sonuç vermiş, 2B arazilerinin satışı durdurulmuştu.

Aynı tehlike, bugün bir kez daha kapıda. Tehlikenin önüne geçmenin bir tek yolu var: Sesimizi yükseltmek ve tepkimizi yeniden ortaya koymak.

Bir imza at! Talanı sen durdur!

Dilekçeyi imzalamak için tıklayınız.


18.10.2007

Acme Made

Hergün yanımda, çantamda taşıdığım, onlarsız yapamayacağım iş arkadaşlarım var. Bunları birarada düzenli birşekilde tutmak, kaybetmemek, eskitmemek için güzel de bir çanta lazım. Acme Made'in hafif çantaları işimi görürdü. Çünkü bir çanta ne kadar kullanışlı ve estetik olursa olsun, haifif olmalı!

Anthropologie Elbiseler

Çok seviyorum Anthropologie'yi! Gerçek mağazasını gezmedim hiç ama webde gezmeyi seviyorum ;) Anthropologie hırkalarından seçtiklerime annemin blogunda yer verdim. Bunlar da dizi dizi elbiselerden seçtiklerim. Mümkünse siyah elbise benim olsun ;)

17.10.2007

Kristen Lee

Ayakkabı mı almak istiyorum? Hayır! Ama beyaz çizme fikri güzelmiş. Kristen Lee ayakkabı tasarımları hem şık hem de rahat görünüyorlar. Ürünleri sadece Amerika ve Japonya'da satılıyormuş. Ben fotoğraflara da bayıldım! Öyle bildiğimiz stüdyo çekimlerine benzemiyor. Ayakkabılar, doğal ortamlarında görüntülenmiş, zekice! ;))

Kristen Lee

Pazar Sepeti

Bu sepetlerin turuncusunu bu yaz Alaçatı pazarında bir bayanın elinde görmüştüm ve çok beğenmiştim. Daha sonra sepetin aynısını Migros'da buldum. Fakat şöyle bir elime alınca beklentimi tam karşılayamayacağını düşündüm. Tek elimle tuttum ve içinde ağırlık olduğunu varsaydım. Bu durumda hem dengesini tam sağlayamayabilir hem de eli fazlasıyla yorabilir. Üstelik benim el bileklerim öyle ağır taşımayı, sert hareketler yapmayı kaldıramıyorlar. Sonuç olarak sebze pazarına gitmeyi seven biri olarak, hala bir pazar sepetim yok! Makul fiyata satılan çek çek pazar çantası arıyorum ;))

Pazar Sepeti

16.10.2007

Benetton Çocuk 2007-2008 Sonbahar Kış

Bunlar da Benetton'un Çocuk 2007-2008 Sonbahar Kış katalogundan seçtiklerim. İlk fotoğraftaki püsküllü panço çok şirin! Sağ üstteki çocuk botu ise yıllardır aradığım, alıp giymek istediğim bot modelidir! Veee en alt soldaki bıcırıkların koca koca düğmelerden yapılmış basit kolyelerine bayıldım!

Benetton Çocuk 2007-2008 Sonbahar Kış

Zara Çocuk Sonbahar Kış

Bunlar da Zara Çocuk 2007-2008 Sonbahar-Kış koleksiyonunun pek güzel fotoğarları. Görselliklerine bolca bilgisayar müdehalesi yapılmış ama olsun. Bu minik ve tatlı modelleri sevimli köpeklerle birlikte görüntülemeleri çok hoş olmuş! Çocuklar çok şeker dedim ya, en alt sağdaki şeker kız bana, ne kendisini ne de çocukluk fotoğrafını görmediğim halde Sweety'yi anımsattı!! Kendisi de bu benzetmeyi onayladı :)) Sağdaki kabanlı kızı ise ablam Deniz'e itaf ediyorum ;))

15.10.2007

Sadece 35 Yılımız Kalmış

Blog Hareket Günü









Öncelikle Al Gore'un küresel ısınma hakkında kısacık bir konuşmasına yer vermek isterim. İngilizce bilip bilmemek önemli değil. Görüntüleri sesini kapatıp izleseniz bile olur. Fotoğraflar herşeyi anlatıyor..



Ve National Geographic Türkiye'nin Ekim 2007 sayısındaki Karbon Hesabı başlıklı yazı;






















"İşler şöyle gelişti. Endüstri Devrimi'nden önce Dünya'nın atmosferinin içerdiği karbon dioksit miktarı yaklaşık olarak milyonda 280 parçacıktı. Bu, iyi bir miktardı. Buradaki "iyi", "alıştığımız gibi" anlamına geliyor. Karbon dioksitin -moleküler yapısı gereği- gezegenin yüzeyinde, uzaya geri ışıyacak olan ısıyı hapsetmesi nedeniyle uygarlık, termostatın bu sayıyla sabitlendiği bir dünyada gelişti. Bu sayı da, kentlerimizi kurduğumuz tüm yerlere, yetiştirip yediğimiz tüm ürünlere, muhtaç olduğumuz tüm su kaynaklarına ve hatta yukarı enlemlerde psikolojik takvimimizi etkileyen mevsim geçişlerini belirleyen yaklaşık 14 santigrat dereceye denk geliyordu.

Elektrik için kömür, doğalgaz ve petrol yakmaya geçtiğimizde, 280'i gösteren bu değer yükselmeye başladı. Ölçüm yapmaya başladığımız 1950'lerin sonlarında 315 seviyesine ulaşmıştı bile. Günümüzdeki değeri de 380 ve her yıl yaklaşık olarak milyonda iki parçacık artıyor. Bu, kulağa yüksek bir rakam gibi gelmese de, CO2'in yer yüzeyinde her metrekare için fazladan hapsettiği birkaç vat, gezegenin önemli ölçüde ısınması için yeterli. Daha şimdiden sıcaklığı yarım derecenin üzerinde artırdık. Atmosferin içerdiği CO2 miktarındaki daha büyük bir artışın sonuçları üzerinde kesin bir tahmin yapmak olanaksız. Ama şimdiye kadar gördüğümüz ısınma Dünya üzerinde donmuş olan neredeyse her şeyi eritmeye başladı; mevsimleri ve yağış dağılımını değiştirdi; deniz seviyesinin yükselmeye başlamasına neden oldu.

Şu anda ne yaparsak yapalım ısınma biraz artacak, çünkü ısı, atmosferde etkisini göstermeden önce belli bir zaman geçiyor. Bir başka deyişle, küresel ısınmayı durduramayız. Artık görece yavan bir görev söz konusu: Yapılması gereken şey, zararı kontrol altına almak ve işlerin kontrolden çıkmasını önlemek. Ancak bu bile kolay değil. Yakın döneme kadar felaketin yaklaştığına dair açık bir veri yoktu. Artık elimizde daha çok veri var: Son birkaç yılda milyonda 450 parçacık CO2 miktarının, eğer aklımız varsa, saygı göstermemiz gereken bir eşik olduğunu belirten bir dizi rapor yayımlandı. Araştırmacılar, bu eşiğin aşılması halinde gelecek yüzyıllarda Grönland ve Batı Antarktika'nın buz örtüsünün eriyeceğine ve deniz seviyesinde devasa bir artış olacağına inanıyor. Milyonda 450 parçacık hâlâ en iyi tahmin (ve bu cadı kazanında daha az miktarlarda bulunan metan ve azot oksit gibi sera gazlarını içermiyor). Ama bu, dünyanın o noktaya gelmemeye çalışacağı bir sınır noktası işlevi üstlenecek. Ve değerler sözü edilen sınır noktasına doğru hızla yükseliyor. Oran her yıl milyonda iki parçacık artmaya devam ederse bu sınıra ulaşmamıza sadece 35 yıl kalmış demektir..."

Küresel ısınmayı yavaşlatmak için dünyadaki milyonlarca insan, birey olarak ne yapabilir? Bu konu ile ilgili internetten bolca bilgi edinebilirsiniz. Örneğin blogumun sağ tarafında görmüş olduğunuz Herkes Okumalı! başlığının altındaki adreslere ve Etiketler başlığının altındaki Doğal Yaşam linkine tıklayarak Küresel Isınma ile ilgili daha çok bilgi edinebilirsiniz.

Neler yapabiliriz diyenlerin Hatırlatma başlıklı yazımı, kuresel-isinma.org adresinde yayınlanan "Neler yapabiliriz?" başlıklı yazıyı ve devlet ve yerel yönetimlerin neler yapabileceğine dair fikir edinmek için Yapmanız Gerekenler yazılarına göz atmalarında yarar var.

12.10.2007

Yoyo Ceramics

Buzdolabında yumurta saklamak için özel raflar vardır. Yine de İngiliz Yoyo Ceramics'in tasarladığı bu yumurta kapları da kullanışlı olabilir diye düşündüm. Belki de renklerini ve sadeliklerini sevdim. Bu kapların içinde yumurtalar güvende görünüyorlar! :))

Yoyo Ceramics

11.10.2007

Ruffle Techno Trench Valentino

İlk bakışta güzel geldi bu Valentino trençkot. Daha dikkatli bakınca biraz dandirik görünmeye başladı, dikişleri ve duruşuyla.. Sonra fiyatını gördüm, $995.00 (yaklaşık 1194ytl), biraz fazla geldi! Sonra karar veremedim, fiyatı dışında bu trençkot iyi mi kötü mü? Yoksa sadece bir kurdeleye mi tav oldum? Güzel bir kurdeleyi, uygun düşen bir kıyafete eklesem, yine hoşuma gider mi?

Ruffle Techno Trench Valentino

10.10.2007

Topshop Aksesuar

Bu tip takıların benzerleri tüm mağazalarda bulunabiliyor. Yapıldıkları maddeler genelde değersiz, ama mağazasına göre fiyatı yüksek olabiliyor. Ben o yüzden indirimde bakmayı tercih ediyorum ;) Bana göre en güzeli internetten bakmak. Fakat ne yazık ki tüm ürünler web sayfalarında olamayabiliyor. Bunlar da Topshop'ın 2007 Kış koleksiyonundaki aksesuarlarından seçtiklerim. Şu sincaplı yüzük çok ilginç :) Sallantılı küperler ise tam benlik! Neden bilmem, kırmızı bilekliği de sevdim ben..

Topshop 2007 Kış Aksesuar

9.10.2007

Gwyneth Paltrow Evi

Evlerini kullanıyorlar mıdır bilemem ama zengin ve meşhur kimselerin evlerini hep merak ederim. Dekorasyonunu işinin ehli insanların yaptığı kesin. Mağazaları tek tek gezip, halı, yemek takımı veya yatak örtüsü seçtiklerini pek sanmıyorum.

Dün Gwyneth Paltrow'un evinin, House & Garden dergisi için çekilen fotoğraflarına rastladım. Tarzı çok hoş ama bir tuhaflık var. Sanki o evde yaşanmıyor gibi görünüyor. Her ay dergilerde gördüğümüz dekorasyon fotoğraflarına benziyorlar. Yine de uçuk renkler ve sadelik huzur verici. Elma ağaçlarının altında holihop çevirmek güzel bir duygu olsa gerek ;)

Dilbert

Dilbert sevdiğimi hep söylüyorum :) Daha önce de şurada ve burada yer vermiştim. Dilbert'ta zaman zaman kendime çok yakın şeyler buluyorum. Dün Radikal gazetesinde yayınlanan banta yer vermek istedim;

8.10.2007

Eti Çubuk Kraker

Eti krakerleri çocukluğumun vazgeçilmezleri. Kıbrıs'a vapurla giderken balıklara Eti balık kraker attığımı hatırlıyorum. Çubuk krakerleri yatay olarak kıtırdatmayı seviyorum. Eti çubuk krakerden başka marka çubuk kraker yemem ben. İnatçıyımdır, yemem. Paketi ve adı değiştiğinde mutsuz oldum. Markette çubuk krakerin büyük boy paketini gördüğüm gün, Ctrl+Z (geri al) kısayolunu öğrendiğim günkü kadar mutlu olmuş olabilirim. Yalan olmasın, hiç hatırlamıyorum ikisini de.


















Uzun lafın kısası, gece gece canım Eti çubuk kraker çekmişti. Eti'nin web sayfasına girince, sevdiğim Eti tüm ürünlerini sıraladım. Eklemeyi unuttuğum ürünler varsa, bunca yıllık arkadaşlığımızın hatırına, beni mazur görsünler ;)

Bu arada Eti'nin web sayfası, ürünlerine puan vermekten tutun da bulmaca çözmeye, röportajları okumaktan e-card göndermeye kadar çok geniş bir içeriğe sahip!

Succulentla

Ben yeşil yapraklı çiçekleri çok severim. Oldum olası etli yapraklı kaktüsleri de çok severim! Bu bitkinin adını bilmiyorum ama bunu da çok severim!!! :)) Eğer birgün birisi benim için bir hediye seçmek isterse (kimseyi kastetmiyorum!) bu çiçeklerden alabilir! Succulentla'dan almasına gerek yok, bir bostandan, çiçekçiden, Praktiker'den, Koçtaş'tan veya Bauhaus'tan da alabilir! ;))

Succulentla

7.10.2007

Noa Noa

İsmi bile güzel! Noa Noa! Bayanlar için hazırladıkları 2007 Kış koleksiyonu çok hoş. Sanıyorum romantizimden hoşlananlar ve sonbaharın gelmesini bekleyenler de sevecektir :) Hemen bir kaç parçayı gözüme kestirdim ;)) Özellikle üstteki bolero çok güzel;






















Bayan koleksiyonu bir yana, kız çocukları için hazırladıkları Noa Noa Miniature 2007 kış koleksiyonu harika! Neredeyse tüm fotoğraflara yer verecektim. Seçtiğim fotoğraflardaki giysileri ise eleyemedim. Hepsini çok sevdim! Hem fotoğraflar çok başarılı, hem minik modeller, hem moda editörleri, hem de güzel giysiler!

6.10.2007

Artifort

Artifort Hollanda'lı bir firma. Ürünleri Türkiye'de satılmıyor fakat benzerleri birçok mobilya mağazasında bulunabiliyor. Ben seçimimi sandalye ve tekli koltuklardan yana yaptım. En alt sıradaki koltuklara hayırlı bir iş için göz koydum. Yeni bir Remzi Ünal polisiyesi çıkmış olsa, kendime filtre kahve yapsam, koltuğuma kurulsam ve bitirene kadar yerimden kalkmadan kitabımı okusam..

5.10.2007

Cate Blanchett

Cate Blanchett'i çok beğenir, çok zarif bulurum! Hatta daha önce bu Kaufman Franco elbisesini gördüğümüzde ablam Deniz ve benim aklıma ilk olarak Cate Blanchett gelmişti! ;) Giyim tarzı ve makyajı her zaman çok hoştur. Özellikle bu yıl Cannes Film Festili'nde giydiği kırmızı desenli elbisesi (alt orta) ile kalbimi fethetmişti!




















Fakat bir sorun var. Ne zaman Cate Blanchett'i görsem, Yüzüklerin Efendisi filmindeki Galadriel karakteri gözümün önüne geliyor. Frodo ile konuşurken birden bire beyazlaşan ve korkunç bir ifade alan yüzü! Hangi fotoğrafını görsem, az sonra yüzü o hale gelecekmiş gibi korkuyorum! Filmi defalarca izlemiş olsam da o sahnede Galadriel'in yüzünü sadece iki kez gördüm. Diğerlerinde gözlerimi kapatmadan edememiştim!!

Liv Tyler Pilgrim Kış 2007

Heralde bu fotoğraflara bakıp da inanarak "bu kadının doğal bir havası yok, hiç güzel değil" diyecek bir kişi çıkmaz öyle değil mi? Liv Tyler geçen yaz sezonunda olduğu gibi bu kış sezonunda da Pilgrim'in yüzü olmuş. Çok da güzel olmuş!!! :))

Liv Tyler


















Siyah beyaz fotoğaftaki küpeleri çok hoşuma gitti. Yine aynı serinin kolyelerini ise daha da çok beğendim! İyiden iyiye kahverengiye ilgi duyan bir insan mı olmaya başlıyorum acaba?

Pilgrim

Blograzzi Günün Blogu

Blograzzi beni günün blogu olarak seçmiş! Çok mutlu oldum ;)) İlgilerine çok çok teşekkür ederim!! :D

4.10.2007

Tahmin Yarışması Sonuçları

Bir önceki yazımda, küçük bir tahmin oyunu oynamak istemiştim. Vakit ayırıp oyunuma katılan herkese teşekkür ederim! :)) Tuttuğum çanta 2 numaralı çanta idi. Doğru çantayı bulanlar;
Özlem ve Yass oldu :)

























Tahminde bulunan ve kendi tercilerini belirten diğer katılımcılar; Kıymet, Shopkolik, Titrekkelebek, İşitmekaybı, Daphne, Nym, Gizem, Sunthing, Dilek79, Canan ve Kadriye'ye çok teşekküler ;)



















Ben de tüm katılımcılara Chloe'den bu babet ayakkabıyı, beyaz elbiseyi ve kısa ceketi hediye ediyorum ;) Eee beğenmezseniz birilerine hediye edersiniz canım ;)

Aklımdan bir çanta tuttum, ikiyle çarptım!

Kısa bir mola vermek için Chloe 2007 sonbahar ve kış çantaları arasında gezindim. Baktım, seçtim, yanyana dizdim. Böyle yanyana dizilince sanki biraz iç karartıcı oldular. Bir daha baktım. Hiçbiriyle temas kurup iletişime geçemedim, hiç birini seçemedim. Sonra aklımdan bir çanta tuttum. Belki bu yazıyı gören birisi benimle tahmin etme oyunu oynamak ister diye düşündüğüm. Bırakmadım, tutmaya devam ediyorum! :)

Chloe

3.10.2007

Nutella

Bugün Ablamın doğum günü. O yüzden O'na özel bir ürün seçmek istedim. Pastanelerde ve marketlerde çok güzel çikolatalar, çok lezzetli pastalar bulabilirsiniz. Ama hiç birşey Nutella'nın yerini tutamaz! "Bu son kaşık!", "Tamam, bu son kaşık!" diye diye kavanozu yarılar, sonra belli olmasın diye bitirir, yerine yenisini koyar, sonra yeni kavanozu da yarılarsınız. Bu hayatın gerçeklerinden biridir. Buna karşı gelmek için Nutella satın almazsınız veya minik kavanozlarını tercih edersiniz! Mutlu yaşlar ablacım! ;D

Adidas

Adidas'ın web sayfası bence pek kullanışlı değil. Üstelik pek az modele yer vemişler. Buna ramen sabırla seçtim. Seçebildiğim kadarıyla tabii ki. Bunlar Adidas erkek spor ayakkabılarından seçtiklerim;

Adidas Erkek












Bunlar da seçtiğim Adidas bayan spor ayakkabıları. En alt sağdakini çok sevdim. Görürsem denemek isterim. Belki de istemem. Belki de geçrek görüntüsünü bu kadar beğenmem, kim bilir..

Adidas Bayan

2.10.2007

Demi Moore'un Elbisesi

İstediği kadar estetik ameliyat yaptırsın, istediği kadar genç sevgilisi olsun, benim Demi Moore'un beğendiğim özelliği sanıyorum ki elbise seçimleri. Daha önce de şu YSL elbisesini beğenmiştim hani. Bu siyah elbisesi, takıları, düz saçları ve pek tarzım olmayan bu ayakkabıları ile birlikte o kadar uyumlu ki :) Neredeyse ayakkabılarını bile sevdim diyeceğim! Aslında.. bu kombinasyonda bakınca.. evet, galiba ayakkabılarını da sevdim!! ;)

DemiMoore

1.10.2007

Erie Basin Takı Tasarımları

Aklım haaala şu Annie Fensterstock yüzüğünde ama olsun. Yine de gezerken gördüğüm, beğendiğim yüzüklere yer vermeye devam ediyorum. Bunlar da Erie Basin tasarımları. Yeşil taşlı yüzüğü çok sevdim :) Herzaman altın ve yeşil renklerini birbirine yakıştırmışımdır. Minicik taşlı halka yüzükler de çok zarif geldi bana :)